PEREK 40

1. Tanrı Moşe’ye konuşarak [şöyle] dedi:

2. “Birinci ayın ilk gününde Buluşma Çadırı Mişkan’ı kur.

3. Oraya Tanıklık Sandığı’nı yerleştir ve ayıracı, sandığın önüne siper et.

4. Masayı getir ve düzenlemesini yap. Menora’yı getir ve kandillerini yak.

5. Tütsü amaçlı altın Mizbeah’ı Tanıklık Sandığı’nın tam karşısına yerleştir. Sonra da Mişkan’ın giriş perdesini tak.

6. Korban Mizbeahı’nı, Buluşma Çadırı Mişkan’ın girişi önüne yerleştir.

7. [Sonra] Kazanı, Buluşma Çadırı ile Mizbeah’ın arasına yerleştir ve içine su doldur.

8. Çevre boyunca avluyu düzenle ve avlunun giriş paravanını tak.

9. Mesh yağını al; Mişkan’ı ve içindeki her şeyi meshet; onu ve tüm eşyalarını [bu şekilde] kutsamış olacaksın ve [böylece burası] kutsal olacak.

10. Korban Mizbeahı’nı ve tüm araçlarını meshet. Mizbeah’ı [bu şekilde] kutsamış olacaksın ve Mizbeah en üst düzeyde kutsiyete sahip olacak.

11. Kazanı ve kaidesini meshederek onu kutsa.

12. Aaron’u ve oğullarını Buluşma Çadırı’nın girişi civarına yaklaştır ve onları mikveye daldır.

13. Sonra Aaron’a kutsiyet giysilerini giydir, onu meshedip kutsa. Böylece Bana Koenlik edecek [rütbeye yükselecektir].

14. Oğullarını da yaklaştır ve onlara entariler giydir.

15. Onları da babalarını meshettiğin şekilde meshet. Böylece Bana Koenlik edecek [rütbeye yükseleceklerdir]. Meshedilmeleri, onlar adına [tüm] nesilleri için ebedi [kalıtsal] Koenlik sağlama [özelliğine sahip] olacaktır.

16. Moşe, [tüm bunları,] Tanrı’nın kendisine emretmiş olduğu her şeye harfiyen uygun şekilde yaptı:

17. İkinci yılda, birinci ayın ilk gününde Mişkan kuruldu.

18. Moşe Mişkan’ı [şöyle] kurdu: Yuvalarını yerleştirdi, kalaslarını [yuvalara] soktu ve sürgülerini taktı. [Ardından] Sütunlarını dikti.

19. Çadır’ı, Mişkan’ın üzerine serdi ve çadırın örtüsünü onun üstüne yerleştirdi – [hepsi]

Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde.

20. Tanıklık [Levhaları’nı] alıp sandığa koydu. Sırıkları sandığa taktı ve kapağı, sandığın üzerine yerleştirdi.

21. Sandığı Mişkan’a getirdi, perde [şeklindeki] ayıracı taktı ve Tanıklık Sandığı’na siper etti – [hepsi] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde.

22. Masayı Buluşma Çadırı’nın içine, ayıracın dış [tarafında kalan] bölümünde, Mişkan’ın kuzey kenarı yakınına yerleştirdi.

23. Üzerinde, Tanrı’nın Huzurunda [olması gereken] ekmek düzenini sağladı – [hepsi] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde.

24. Menora’yı Buluşma Çadırı’nın içine, Mişkan’ın güney kenarı yakınına, masanın tam karşısına yerleştirdi ve

25. Tanrı’nın Huzurunda kandilleri yaktı – [hepsi] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde.

26. Altın Mizbeah’ı Buluşma Çadırı’nın içine, ayıracın ön tarafına yerleştirdi ve

27. üzerinde rayiha tütsüsünü tüttürdü – [hepsi] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde.

28. Mişkan’ın giriş perdesini taktı.

29. Korban Mizbeahı’nı da Mişkan’ın girişi [önüne] yerleştirdi ve üzerinde Ola-korbanı ile Minha’yı yaptı – [hepsi] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde.

30. Kazanı Buluşma Çadırı ile Mizbeah’ın arasına yerleştirdi ve içine yıkanma amaçlı su doldurdu.

31. Moşe ile Aaron ve oğulları, ondan [akan suyla] ellerini ve ayaklarını yıkadılar.

32. Buluşma Çadırı’na [her] gelişlerinde ve Mizbeah’a [her] yaklaştıklarında [el ve ayaklarını buradan] yıkayacaklardı – [hepsi] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde.

33. Mişkan’la Mizbeah’ın çevresi boyunca avluyu düzenledi ve avlunun giriş paravanını taktı. Bununla, Moşe çalışmayı tamamladı.

34. Bulut, Buluşma Çadırı’nı kapladı ve Tanrı’nın Onuru Mişkan’ı doldurdu.

35. Moşe Buluşma Çadırı’na giremedi; zira bulut [çadırın] üzerine çökmüş, Tanrı’nın Onuru Mişkan’ı doldurmuştu.

36. [Sonraları] Tüm konaklama yerleri boyunca, Bene-Yisrael Bulut Mişkan’ın üzerinden kalktığında yola çıkacaklar,

37. bulut kalkmadığı sürece, kalkacağı güne kadar [bekleyecekler ve] yolculuk etmeyeceklerdi.

38. Çünkü tüm konaklama yerlerinde, tüm Yisrael Ailesi’nin göreceği şekilde, Mişkan’ın üzerinde, gündüz vakti Tanrı’nın Bulutu [bulunacak], geceleyin de içinde ateş olacaktı.

PEREK 39

1. Gök mavisi, erguvani ve kırmızı [yünler] ile kutsiyete hizmet edecek nakliye brandalarını yaptılar. Koen Aaron’un kutsiyet giysilerini de [bu ipliklerle] yaptılar. [Hepsi] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde [yapılmıştı].

2. [İlgili usta] Efod’u, altın [sırma], gök mavisi, erguvani ve kırmızı [yünlerin], eğrilmiş ketenle [bükülmesinden elde edilmiş ipliklerle] yaptı.

3. Altını [döverek] ince saclar şeklinde yaydılar ve titizlikle hesaplanmış [desenle dokuma] yapmak üzere, gök mavisi [yünün] içine, erguvani [yünün] içine, kırmızı [yünün] içine ve ketenin içine katmak için, [bu ince sacları] sırmalar halinde kesti.

4. [Efod’a] İki köşesine bağlı omuz askısı yaptılar. [Bu askılar, ona] Dikilmişti.

5. Üst kenarındaki düzenleme kuşağı da, altın [sırma], gök mavisi, erguvani ve kırmızı [yünlerin], eğrilmiş ketenle [bükülmesinden elde edilmiş ipliklerle; Efod’un] bir parçası olarak, [aynı] onun örgü şekliyle [örüldü. Hepsi] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde [yapılmıştı].

6. Şoam taşlarını, altın birer yuva ile sarılı olarak hazırladılar. [Taşlar] Yisrael’in oğullarının isimleriyle, mühür oyuğu şeklinde hakkedilmişti.

7. [İlgili kişi] Onları, Yisrael’in oğulları adına bir hatırlatıcı olarak Efod’un omuz askılarına yerleştirdi.

8. Efod’un yapıldığı şekilde, altın [sırma], gök mavisi, erguvani ve kırmızı [yünlerin], eğrilmiş ketenle [bükülmesinden elde edilmiş iplikler kullanarak] titizlikle hesaplanmış [bir desenle] Hoşen’i yaptı.

9. Kare şeklindeydi. Yani Hoşen’i iki katlı halde yapmışlardı ve katlandığında, boyu 1 zeret, eni de 1 zeretti.

10. Onu dört sıra taşla doldurdular: Odem, Pitda ve Bareket – bu ilk sıraydı.

11. İkinci sıra: Nofeh, Sapir ve Yaalom.

12. Üçüncü sıra: Leşem, Şevo ve Ahlama.

13. Dördüncü sıra: Tarşiş, Şoam ve Yaşefe. [Tüm sıralar, içerdikleri] Dolgularına uygun [hacme sahip] altın birer yuva ile sarılıydı.

14. Bu taşlar Yisrael’in oğullarının isimlerine göreydi – onların isimlerine karşılık on iki tane. On iki kabile için, her birinin ismi [taşların üzerinde] mühür oyuğu şeklinde [yer alıyordu].

15. Hoşen için, ip örgüsü ile saf altından kenar kabloları yaptılar.

16. İki altın yuva ve iki altın halka yaptılar. Bu iki halkayı Hoşen’in iki [üst] köşesine taktılar.

17. İki altın ipi, Hoşen’in köşeleri üzerindeki bu iki halkadan geçirdiler

18. ve iki ipin ikişer ucunu, iki yuvaya iliştirdiler. [Yuvaları] Efod’un omuz askılarına, [Efod’un] yüzüne [gelecek şekilde] taktılar.

19. İki altın halka yaptılar ve [onları] Hoşen’in iki [alt] köşesine, Efod’u gören iç kenarına yerleştirdiler.

20. İki altın halka [daha] yaptılar ve onları Efod’un omuz askılarının başlangıç noktalarında [Efod’un] yüzüne [gelecek şekilde], dikiş yerinin hizasına, Efod’un kuşağının hemen üstüne taktılar.

21. Efod’un kuşağının [hemen] yukarısında olması için, Hoşen’i, [alt] halkalarından, gök mavisi [yünden] bir sicimle Efod’un halkalarına bağladılar. Hoşen, Efod’un üzerinden ayrılmayacak [şekilde yerleştirilmişti]. [Tüm bunlar,] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde [yapılmıştı].

22. Efod’un [altına giyilen] üstlüğü, örgü işiyle, tümüyle gök mavisi [yünden] yaptılar.

23. [Üstlüğün baş] Açıklığı, bir zırhın [baş] açıklığı gibi içine [doğru katlıydı]; açıklığının kıyısı boyunca bisiklet yakası vardı [ve bu haliyle] yırtılmaması garanti altına alınmıştı.

24. Üstlüğün eteklerine, eğrilmiş gök mavisi, erguvani ve kırmızı [yünlerden] narlar yaptılar.

25. Saf altın çıngıraklar yaptılar ve bu çıngırakları narların aralarına dizdiler. [Böylece, çıngıraklar] Çevre boyunca üstlüğün eteklerinde, narların aralarında [yer aldı].

26. Çevre boyunca üstlüğün eteklerinde bir çıngırak ve bir nar, bir çıngırak ve bir nar [vardı. Hepsi] Hizmet içindi. [Tüm bunlar,] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde [yapılmıştı].

27. Aaron ve oğulları için entarileri örgü işi ketenden yaptılar.

28. Keten sarığı, görkemli keten kepleri, keten donları – [hepsini] eğrilmiş ketenden [yaptılar].

29. Kuşağı da, gök mavisi, erguvani ve kırmızı [yünlerle] nakşedilmiş olarak eğrilmiş ketenden [yaptılar]. [Tüm bunlar,] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde [yapılmıştı].

30. Kutsal taç Tsits’i saf altından yaptılar ve üzerine mühür oyuğu şeklinde bir yazıyla “Kodeş L’Y-E-V-E” yazdılar.

31. Üzerine, yukarıda sarığın üstüne yerleştirmek için gök mavisi [yünden] bir sicim iliştirdiler. [Tüm bunlar,] Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu şekilde [yapılmıştı].

32. Buluşma Çadırı Mişkan’ın tüm işi böylece tamamlandı. Bene-Yisrael, [Mişkan’la ilgili çalışmayı], Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu her şeye harfiyen uygun şekilde yerine getirmişlerdi.

33. Mişkan’ı Moşe’ye getirdiler; Çadır’ı ve tüm aksesuarlarını: erkek kopçalarını, kalaslarını, sürgülerini, sütunlarını ve yuvalarını;

34. kızıllaştırılmış koç derisinden örtüyü, işlenmiş mavi deriden örtüyü ve perde [şeklindeki] ayıracı;

35. Tanıklık sandığını, sırıklarını ve kapağı;

36. masayı, tüm araçlarını ve özel ekmekleri;

37. saf Menora’yı, kandillerini (belirli diziliş kandillerini), [Menora’nın] tüm araçlarını ve aydınlatma yağını;

38. altın Mizbeah’ı, mesh yağını, rayiha tütsüsünü ve çadır girişinin perdesini;

39. bakır Mizbeah’ı ve ona ait delikli bakır şeridi, [Mizbeah’ın] sırıklarını ve tüm araçlarını, kazanı ve kaidesini;

40. avlunun asma perdelerini, direklerini, yuvalarını ve avlu girişi için olan paravanı, [avlunun] kordonlarını ve kazıklarını, Buluşma Çadırı’nın – Mişkan’ın hizmet araçlarının tümünü;

41. kutsiyete hizmet edecek nakliye brandalarını, Koen Aaron’un kutsiyet giysilerini ve oğullarının Koenlik etmek için [giyecekleri] giysilerini.

42. Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu gibi – harfiyen; Bene-Yisrael, tüm işi bu şekilde yerine getirmişlerdi.

43. Moşe tüm çalışmayı gördü. Gerçekten de onu harfiyen, Tanrı’nın emretmiş olduğu şekilde yapmışlardı. Moşe onları mübarek kıldı.

PEREK 38

1. Mizbeah’ı akasya ağacından yaptı. Boyu 5 ama, eni 5 ama – kare şeklinde – yüksekliği

de 3 amaydı.

2. Dört köşesine çıkıntılarını yaptı. Çıkıntıları, kendisindendi. [Mizbeah’ı] Bakırla kapladı.

3. Mizbeah’ın tüm araçlarını yaptı: kaplarını, faraşlarını ve çanaklarını, kancalarını ve kor küreklerini – tüm araçlarını bakırdan yaptı.

4. Mizbeah’a, bordürünün altına, aşağıya doğru [uzanıp] Mizbeah’ın ortasına kadar [erişecek şekilde,] kafes işi, delikli bakır bir şerit yaptı.

5. Bu delikli bakır şerit için, sırıklara yuva olarak, dört köşede [yer alan] dört halka döktü.

6. Sırıkları da akasya ağacından yaptı ve onları bakırla kapladı.

7. Bu sırıkları, onu taşımak için, Mizbeah’ın kenarları üzerindeki halkalara geçirdi. [Mizbeah’ı] İçi boş [olarak], levhalarla yapmıştı.

8. Toplanma Çadırı’nın girişinde kümelenen sadık kadınların aynalarıyla, kazanı bakırdan,

kaidesini de bakırdan yaptı.

9. Avluyu [şöyle] yaptı: Güney kenarında, avlunun eğrilmiş ketenden [yapılan] asma

perdeleri, 100 ama [boyunca uzanıyordu.

10. Bu perdelerin] Yirmi direği ve [direklerin toplam] yirmi bakır yuvası [vardı]; direklerin

çengel ve kuşakları gümüştendi.

11. Kuzey kenarında da 100 ama [boyunca uzanan perdelerin] yirmi direği ve [direklerin toplam] yirmi bakır yuvası [vardı]; direklerin çengel ve kuşakları gümüştendi.

12. Batı kenarı içinse 50 ama [boyunca] asma perdeler [yapılmıştı]; onların da on direği ve [direklerin toplam] on yuvası [vardı]; direklerin çengel ve kuşakları gümüştendi.

13. Doğu kenarında da 50 ama [açıklık vardı.

14. Bu kenarda] Bir omuz için 15 amalık asma perdeler [yapılmıştı]; onların üç direği ve [direklerin] üç yuvası [vardı].

15. Avlunun girişinin diğer tarafındaki ikinci omuz için de 15 amalık asma perdeler [yapılmıştı]; onların da üç direği ve [direklerin] üç yuvası [vardı].

16. Çevre boyunca avlunun tüm asma perdeler eğrilmiş ketendendi.

17. Direklere [yapılan] yuvalar bakırdandı. Direklerin çengel ve kuşakları gümüşten, tepe kaplamaları da [yine] gümüştendi. Ve kendileri gümüşle sarılıydı – avlunun tüm direkleri.

18. Avlunun giriş paravanı nakışlıydı – gök mavisi, erguvani ve kırmızı [yünlerin] eğrilmiş ketenle [bükülmesiyle üretilmiş ipliklerden yapılmıştı]. Boyu 20 amaydı ve avlunun asma perdelerine uygun şekilde 5 ama kadar yüksekti.

19. Dört direği ve [direklerin toplam] dört bakır yuvası [vardı. Direklerin] çengelleri gümüşten, tepe kaplamaları ve kuşakları da gümüştendi.

20. Mişkan ve çevresindeki avlunun tüm kazıkları bakırdandı.

21. Bunlar, Mişkan’ın – Tanıklık Mişkanı’nın – Moşe’nin talimatı üzerine yapılan hesap

dökümüdür. [Burada sayılanlar,] Koen Aaron’un oğlu İtamar’ın sorumluluğu altındaki Leviler’in [nakliye] görevine dahildir.

22. Yeuda kabilesinden Hur’un oğlu Uri’nin oğlu Betsalel, Tanrı’nın Moşe’ye emretmiş olduğu her şeyi yaptı.

23. Dan kabilesinden Ahisamah’ın oğlu, zanaatkar; gök mavisi, erguvani, kırmızı [yünler]

ve ketenle titiz desen hesabı yapabilen, nakışçı Aoliav da onunla [çalıştı].

24. Kutsal Mekan’la ilgili çalışmanın tümüne dahil işler için kullanılan tüm altın [miktarı]:

Bağışlanan altın, 29 kikar ve (kutsiyet [konularındaki] şekel standardına göre) 730 şekeldi.

25. Toplumun sayımından elde edilen gümüş, 100 kikar ve (kutsiyet [konularındaki] şekel standardına göre) 1775 şekeldi.

26. [Bu miktar,] Sayımdan geçen herkes, yani 20 yaş ve yukarısındaki 603.550 [kişi] için,

kafa başı 1 beka (kutsiyet [konularındaki] şekel standardına göre yarım şekel) [alınarak elde edilmişti].

27. 100 kikar gümüş, Kutsal Mekan’ın [kalas] yuvalarıyla ayıracın [sütun] yuvalarının dökülmesi için [kullanılmıştı. Bu] 100 kikara, her yuva için birer kikar [kullanılarak, toplam], 100 yuva [yapılarak ulaşılmıştı].

28. Diğer 1775 [şekel] ile, [avlu sınırındaki] direklere çengeller yaptı, [direklerin] başlarını kapladı ve etraflarını sardı.

29. Bağışlanan bakır ise 70 kikar ve 2400 şekeldi.

30. Bununla, Buluşma Çadırı’nın giriş [sütunlarının] yuvalarını, bakır Mizbeah’ı, ona ait delikli bakır şeridi ve Mizbeah’ın tüm araçlarını yaptı.

31. [Ayrıca] Çevre boyunca avlunun [direklerinin] yuvalarını, avlunun giriş [paravanının asıldığı direklerin] yuvalarını, Mişkan’ın tüm kazıklarını ve çevre boyunca avlunun tüm kazıklarını [da bu bağışla üretti].

PEREK 37

1. Betsalel, sandığı akasya ağacından yaptı. [Sandığın] Boyu 2,5 ama, eni 1,5 ama, yüksekliği de 1,5 amaydı.

2. Onu içten ve dıştan saf altınla kapladı. Ona, çevresi boyunca altın bir taç yaptı.

3. Ona, dört köşesi için dört altın halka döktü. Bir kenarı için iki halka, diğer kenarı için de iki halka [yaptı].

4. Akasya ağacından sırıklar yaptı ve onları altınla kapladı.

5. Sırıkları, sandığı taşıma amacıyla, sandığın kenarlarındaki halkalara geçirdi.

6. Saf altından, boyu 2,5 ama, eni de 1,5 ama [olan] bir kapak yaptı.

7. İki tane de altın Keruvim yaptı. Onları, kapağın iki ucundan [döverek, kapakla] yekpare

yaptı.

8. Bir Keruv bir uçtan, diğer Keruv da diğer uçtan [olmak üzere], Keruvim’i kapaktan, [onun] iki ucundan [türer şekilde] yaptı.

9. Keruvim, kanatlarını yukarıya doğru açmış, kanatlarıyla kapağa siper olur, yüzleri birbirine dönük haldeydiler. Keruvim’in yüzleri [aynı zamanda] kapağa doğru [eğik] idi.

10. [İlgili usta] Masayı akasya ağacından yaptı. Boyu 2 ama, eni 1 ama, yüksekliği de 1,5

amaydı.

11. Onu saf altınla kapladı ve ona, çevresi boyunca altın bir taç yaptı.

12. [Masanın] Çevresi boyunca 1 tefah eninde bir kenarlık yapıp, [bahsedilen] altın tacı, [masanın] kenarlığına, [onu] çevreler şekilde yaptı.

13. [Masa] İçin dört altın halka döktü ve bu halkaları, dört ayağındaki dört köşeye taktı.

14. Masayı taşıma [amaçlı] sırıklara yuva [görevindeki bu] halkalar, kenarlığa bitişik haldeydi.

15. Masayı taşımak için [gereken] sırıkları akasya ağacından yaptı ve onları altınla kapladı.

16. Masanın üzerinde [yer alacak] olan araçları – ekmek kalıplarını, tütsü kepçelerini, oluklarını ve [ekmekler arasında] ayıraç görevi yapacak olan kenar desteklerini – saf altından

yaptı.

17. Menora’yı saf altından yaptı. Menora’yı yekpare yaptı – tabanı ve gövdesi, [dekoratif] kadehleri, kürecikleri ve çiçekleri, [tek bir altın kütlesinden dövülmek suretiyle] kendisindendi.

18. Menora’nın bir yanında üç kol, diğer yanında da üç kol [olmak üzere], yanlarından altı kol çıkıyordu.

19. Bir kolda üç süslü kadeh, bir kürecik ve bir çiçek; [diğer bir] kolda üç süslü kadeh, bir kürecik ve bir çiçek – Menora’dan çıkan her kol için aynı [dekorasyon geçerliydi].

20. Menora’da ise, dört süslü kadeh [bulunuyordu; Menora’nın, ayrıca] kürecikleri ve çiçekleri [vardı].

21. Ondan, [zıt yönlere doğru çıkan ilk] kol çiftinin altında bir kürecik, ondan [çıkan

sonraki] kol çiftinin altında bir kürecik ve ondan [çıkan son] kol çiftinin altında bir kürecik [vardı]. Ondan çıkan altı kol için aynı [durum geçerliydi.

22. Kolların] Düğmeleri ve [düğmelerin] kolları, [Menora’nın] kendisindendi; [Menora’nın] tümü, saf altından [dövülerek] yekpare [yapılmıştı].

23. [İlgili usta, Menora’nın] Kandillerini yedi tane yaptı. [Fitil] Cımbızları ve [kül] kepçecikleri de saf altındandı.

24. Onu ve tüm araçlarını, 1 kikar saf altından yapmıştı.

25. Tütsü Mizbeahı’nı akasya ağacından yaptı. Boyu 1 ama, eni 1 ams - kare şeklinde  -yüksekliği de 2 amaydı. Çıkıntıları kendisindendi.

26. Onu saf altınla kapladı: üstünü, çevre duvarlarını ve çıkıntılarını. Ayrıca ona, çevresi boyunca altın bir taç yaptı.

27. Onun için, tacının altına [gelecek şekilde, karşılıklı] iki kenarındaki iki köşesine, onu taşımakta kullanılacak sırıklara yuva olarak iki altın halka yaptı.

28. Sırıkları da akasya ağacından yaptı ve onları altınla kapladı.

29. Parfümcü ustalığıyla, mesh yağını kutsal, rayiha tütsüsünü de saf yaptı.

PEREK 36

1. “Betsalel – Aoliav ve Kutsal Mekan’la ilgili çalışmaya ait tüm işleri nasıl yapacaklarını bilmeleri için Tanrı’nın kendilerine akıl ve anlayış bahşetmiş olduğu, doğal yeteneğe sahip her kişiyle birlikte – Tanrı’nın tüm emrettiklerini yerine getirecek.”

2. Moşe; Betsalel ve Aoliav ile, Tanrı’nın, kalbine akıl bahşetmiş olduğu, doğal yeteneğe sahip her kişiyi, kalbi kendisine ilham veren herkesi, işe koyulup onu yapmaya davet etti.

3. Kutsal Mekan’a ait çalışmaya ait işler için Bene-Yisrael’in getirmiş olduğu bağışın tümünü, [bu çalışmayı] gerçekleştirmek üzere Moşe’nin önünden aldılar. [Bu arada, Bene-Yisrael] Ona her sabah başka bağışlar getiriyorlardı.

4. Kutsal Mekan’la ilgili çalışmada görevli tüm ustalar – her biri yapmakta oldukları işini

[bırakıp] gelerek –

5. Moşe’ye “Halk, Tanrı’nın yapılmasını emrettiği çalışma için [yaptığımız] işin gerektirdiğinden çok fazlasını getiriyor” dediler.

6. Moşe [bunun üzerine,] kampta şu duyurunun yapılması talimatını verdi: “Hiçbir erkek veya kadın, kutsal bağış adına daha fazla malzeme getirmesin!” Böylece halkın [başka şeyler] getirmesinin önüne geçildi.

7. Fakat [bağışlanmış olan] malzemeler, çalışmanın tümüne – onu yapmaya, hatta [sonrasında malzemenin] artmasına – yetecek miktardaydı.

8. Çalışmayı gerçekleştirenler içinde [en] yeteneklilerin tümü, Mişkan’ı on goblenle yaptılar. [İlgili usta, bu goblenleri] Ketenin, gök mavisi, erguvani ve kırmızı [yünlerle] bükülmesiyle [üretilmiş iplikler ve] titizlikle hesaplanmış Keruvim [desenli örgüyle] yaptı.

9. Bir goblenin boyu 28 ama, eni ise 4 ama – ilk goblen. Tüm goblenler aynı ebattaydı.

10. Goblenlerin beşini birbirine eklediği gibi, [diğer] beş gobleni de [ayrıca] birbirine ekledi.

11. [İlk] Grubun sonundaki tek goblenin kenarı üstüne gök mavisi [yünden] dişi kopçalar yaptı. İkinci grubun sonundaki goblenin kenarına da aynısını yaptı.

12. İlk [grupta en iç] goblene elli dişi kopça yaptı. [İki grubun kenarlarındaki] Dişi kopçalar birbirinin tam karşısına gelecek şekilde, ikinci gruptaki [en iç] goblenin kenarına da elli dişi kopça yaptı.

13. Elli adet altın [çift yönlü] erkek kopça yaptı. [İki grubun dişi kopçalı] Goblenlerini bu erkek kopçalarla birbiriyle birleştirdi; böylece Mişkan tek parça haline geldi.

14. Mişkan’ın üzerinde çadır görevi görecek tiftik çadır bezleri yaptı. On bir adet çadır bezi yaptı.

15. Bir çadır bezinin boyu 30 ama, eni ise 4 ama – ilk çadır bezi. On bir çadır bezi de aynı ebattaydı.

16. Çadır bezlerinden beşini ayrı, diğer altı çadır bezini ayrı [birer grup] olarak birleştirdi.

17. [İlk] Grupta sonuncu çadır bezinin kenarına elli dişi kopça, ikinci grubun [son] çadır bezinin kenarına da [ayrıca] elli dişi kopça yaptı.

18. Çadırı birleştirip [onun] tek parça haline gelmesi için elli tane [çift yönlü] bakır erkek kopça yaptı.

19. Çadıra kızıllaştırılmış koç derisinden bir örtü yaptı. [Onun] Üzerine de mavi işlenmiş deriden [ikinci bir] örtü yaptı.

20. Mişkan için kalasları, ayakta duran akasya ağaçlarıyla yaptı.

21. Bir kalasın boyu 10 ama, her kalasın eni de 1,5 amaydı.

22. Bir kalasta [en altta] birbirine paralel iki geçme tahtası [vardı]. Mişkan’ın tüm kalasları için aynısını yaptı.

23. Mişkan için kalasları [şu şekilde] hazırladı: Güney yanı için yirmi kalas

24. ve bu yirmi kalasın altına [gelen] kırk adet gümüş yuva yaptı. Her kalasın altındaki iki geçme tahtası için [birer, yani kalas başı] iki yuva [vardı].

25. Mişkan’ın, kuzey yanındaki diğer kenarı için de yirmi kalas yaptı.

26. [Bunların] kırk adet gümüş yuvaları [da yapıldı. Burada da] Her kalasın altında iki yuva [yer alıyordu].

27. Mişkan’ın batı yanındaki arkası için altı kalas yaptı.

28. Arka tarafta, Mişkan’ın köşeleri için de iki kalas yaptı.

29. [Tüm kalaslar] Alt tarafta aynı hizadaydı. [Kalaslar ayrıca, her kalas çifti] Tepeye doğru, birlikte bir [dikdörtgen] kelepçeye [girecek şekilde] eşit hizadaydı. [Köşede buluşan] İki kalas için de aynısını yaptı – her iki köşeye de.

30. [Böylelikle, batı duvarında toplam] Sekiz kalas ve [kendilerine ait] gümüş yuvaları – her kalasın altında ikişer yuva olmak üzere, on altı yuva – vardı.

31. Akasya ağacından sürgüler yaptı. Mişkan’ın [kuzey] kenarının kalasları için beş [sürgü],

32. Mişkan’ın [güneydeki] diğer kenarının kalasları için beş sürgü ve batı yanındaki arka tarafta, Mişkan’ın kalasları için beş sürgü [yaptı.

33. Bunlardan,] Orta sürgüyü, kalasların içinde[n geçerek duvarların] bir ucundan diğerine kadar uzanacak şekilde yapmıştı.

34. Kalasları altınla kapladı. [Kalasların,] Sürgülere yuva [görevi yapacak olan] halkalarını da altından yaptı. Sürgüleri de altınla kapladı.

35. Ayıracı, gök mavisi, erguvani ve kırmızı [yünlerin] eğrilmiş ketenle [bükülmesiyle üretilmiş ipliklerle] yaptı. Onu, titizlikle hesaplanmış Keruvim [desenli örgüyle] yaptı.

36. Onun [asılması] için, dört akasya sütunu yapıp onları altınla kapladı. [Her birinin]

Altın çengelleri [vardı]. Onlar için dört gümüş yuva döktü.

37. Çadırın girişine, gök mavisi, erguvani ve kırmızı [yünlerin] eğrilmiş ketenle

[bükülmesiyle üretilmiş ipliklerden] nakışlı bir perde yaptı.

38. Çengelleriyle birlikte beş adet sütununu da [yapıp, bunların] tepelerini kapladı. [Sütunların] Kuşakları altın, beş adet yuvası da bakırdandı.

PEREK 35

1. Moşe, tüm Bene-Yisrael toplumunu bir araya getirdi ve onlara [şöyle] dedi: “Tanrı’nın, yapılmasını emrettiği şeyler şunlardır:

2. “[Öncelikle bilmeniz gerekir ki; bahsedeceğim] İş, altı gün boyunca yapılabilir; fakat Cumartesi, sizin için kutsal olacaktır. [Bu,] Tanrı Adına, tam bir işten el çekme günüdür. [Bu gün] İçinde melaha yapan, idam edilecektir.

3. Nerede olursanız olun, Şabat günü içinde ateş yakmayın.”

4. Moşe, tüm Bene-Yisrael toplumuna şöyle söyledi: “Tanrı’nın, size söylememi emrettiği şey şudur:

5. “Kendinizden, Tanrı Adına bağış ayırın. Kalbi cömert herkes, [isteğe bağlı bu bağışı,] Tanrı Adına [yapılacak zorunlu] bağışın yanında getirebilir. [Gereken maddeler şunlardır:] Altın, gümüş ve bakır;

6. gök mavisi [yün], erguvani [yün], kırmızı [yün], keten ve tiftik;

7. kızıllaştırılmış koç derisi, mavi işlenmiş deri ve akasya ağacı;

8. aydınlatma için yağ, mesh yağı ile rayiha tütsüsü için güzel koku hammaddeleri;

9. Efod ve Hoşen için Şoam taşları ve başka değerli taşlar.

10. “İçinizde doğal yeteneğe sahip herkes gelip, Tanrı’nın emretmiş olduğu her şeyi yapacaktır.

11. [Bu kişiler] Mişkan’ı, çadırını ve örtüsünü, erkek kopçalarını ve kalaslarını, sürgülerini, sütunlarını ve yuvalarını;

12. sandığı ve [taşıma] sırıklarını, kapağını ve perde [şeklindeki] ayıracı;

13. masayı, sırıklarını ve [masanın] tüm araçlarını ve özel ekmekleri;

14. aydınlatma Menorası’nı, araçlarını, kandillerini ve aydınlatma yağını;

15. tütsü Mizbeahı’nı ve sırıklarını, mesh yağını ve rayiha tütsüsünü; Mişkan’ın girişi için giriş perdesini;

16. korban Mizbeahı’nı ve ona ait delikli bakır şeridi, [Mizbeah’ın] sırıklarını ve tüm araçlarını, kazanı ve kaidesini;

17. avlunun asma perdelerini, direklerini, yuvalarını ve avlunun giriş paravanını;

18. Mişkan’ın kazıklarını, avlunun kazıklarını ve kordonlarını;

19. kutsiyete hizmet edecek nakliye brandalarını, Koen Aaron’un kutsiyet giysilerini ve oğullarının Koenlik etmek için [giyecekleri] giysilerini [yapacaklardır].”

20. Tüm Bene-Yisrael toplumu, Moşe’nin huzurundan ayrıldı.

21. Kalbi kendisine ilham veren her kişi öne çıktı. Ruhu kendisini cömertliğe sevk eden herkes, Buluşma Çadırı konulu işler, her türlü çalışması ve kutsiyet giysileri için, Tanrı Adına bağışta bulundu.

22. Erkekler kadınlara eşlik ettiler – tüm cömert kalpliler. [Kadınlar] Bilezik, hızma, yüzük ve başka vücut süsleri – her türlü altın malzemeyi getirirlerken, Tanrı Adına altın bağışı yapan erkekler de [onlarla birlikteydi].

23. Beraberinde gök mavisi, erguvani veya kırmızı [yünler], keten veya tiftik, kızıllaştırılmış koç derisi veya mavi işlenmiş deri bulunan her kişi, [bunları] getirdi.

24. Gümüş ve bakır bağışı yapan herkes, Tanrı Adına bu bağışı getirdi. Beraberinde, [yapılacak] çalışmadaki her türlü işte kullanılabilecek akasya ağaçları bulunan herkes [bunları] getirdi.

25. Doğal yeteneğe sahip her kadın, elleriyle [iplik] eğirdi ve [tüm kadınlar,] hazır iplikleri

– gök mavisi [yün], erguvani [yün], kırmızı [yün] ve keten [iplikleri] getirdiler.

26. Kalbi kendisine bilgelikle ilham veren tüm kadınlar da tiftiği eğirdiler.

27. Liderler ise Efod ve Hoşen için Şoam taşlarını ve diğer değerli taşları getirdiler.

28. Aydınlatma, mesh yağı ve rayiha tütsüsü için güzel koku hammaddeleriyle yağı [da onlar bağışladılar].

29. Kalpleri kendilerini, Tanrı’nın, yapılmasını Moşe aracılığıyla emretmiş olduğu tüm çalışma için [gereken malzemeleri] cömertçe getirmeye sevk eden tüm erkek ve kadınlar – Bene-Yisrael, Tanrı Adına [gönülden] bağışta bulundular.

30. Moşe, Bene-Yisrael’e “Görün” dedi. “Tanrı [bir] isim atadı: Yeuda kabilesinden Hur’un oğlu Uri’nin oğlu Betsalel.

31. Onu Tanrısal bir ruhla – akıl, anlayış, bilgi ve her türlü işte [ustalıkla] donattı.

32. [Bu sayede] Titiz hesaplar yapacak, altın, gümüş ve bakırla [çalışacak].

33. Dolgu taşı ustalığı ve doğramacılık – titiz planlamayı gerektiren her türlü işi [yapabilecek].

34. “[Tanrı] Ona [bildiklerini başkalarına] öğretme yeteneği de bahşetti – hem ona, hem de Dan kabilesinden Ahisamah’ın oğlu Aoliav’a.

35. [Dahası,] Zanaatkara; gök mavisi, erguvani, kırmızı [yünler] ve ketenle titiz desen hesabı yapan ustaya, nakışçıya ve dokumacıya; her türlü iş erbabına ve tasarım uzmanlarına özgü tüm işleri yapabilmeleri için, onları doğal yetenekle donattı.

PEREK 34

1. Tanrı Moşe’ye “Kendine baştakiler gibi iki taş levha yont” dedi. “Bu levhaların üzerine, kırmış olduğun ilk levhalarda olan sözleri yazacağım.

2. Sabaha hazır ol. Sabahleyin Sinay dağına çıkacak ve orada, dağın tepesinde Huzurumda hazır duracaksın.

3. Seninle başka kimse çıkmayacak ve dağın bütününde kimse görülmeyecek. Davar ve sığırlar bile o dağın karşısında otlamayacak.”

4. Baştakiler gibi iki taş levha yontan Moşe sabahleyin erken kalktı ve Tanrı’nın kendisine emrettiği gibi Sinay dağına çıktı. Bu iki taş levhayı da elinde götürdü.

5. Tanrı bir bulutla açığa çıktı ve orada onunla durdu. [Tanrı] “Aşem” İsmi ile seslendi.

6. Tanrı [Moşe’nin] önünden geçti ve ilan etti: “Aşem; Aşem; Tanrı, Merhametli ve Lütufkar, Öfkesini Geciktiren, Şefkat ve Doğrulukta Bol;

7. Şefkati binlerce [nesil] için Muhafaza Eden; Günahı, İsyanı ve Hatayı Bağışlayan ve Temizleyen. [Fakat Tanrı, Teşuva yapmayanları] Temizlemez; babaların günahlarını, çocuklar ve torunlar, üçüncü ve dördüncü [nesiller] için hatırda tutar”.

8. Moşe aceleyle başını eğip yere kapanmıştı.

9. “Lütfen” dedi. “Eğer Gözün’de beğeni bulduysam, Efendim; lütfen Efendim aramızda gitsin. Bu dik kafalı bir halksa [bile], günahlarımızı ve hatalarımızı affet; bizi Kendine ait kıl!”.

10. [Tanrı] “İşte! Bir antlaşma mühürlüyorum:” dedi. “Dünyanın hiçbir yerinde, ulusların hiçbiri için [hiçbir zaman] var edilmemiş ayrıcalıkları tüm halkın için yapacağım. Ve arasında bulunduğun bu halkın tümü, senin uğruna yapmakta olduğum, Tanrı’nın İcraatı’nı – ki [son derece] heybetlidir – görecek!

11. “Sana bugün emretmekte olduğum [konuları] dikkatlice koru. Önünden Emori, Kenaani, Hiti, Perizi, Hivi ve Yevusi’yi sürüyorum.

12. Çok dikkatli ol! Sakın üzerine gelmekte olduğun Ülke’nin oturanları ile antlaşma yapma ki [bu antlaşma, senin] içinde ölümcül bir tuzak oluşturmasın.

13. Aksine; onların sunaklarını tahrip etmeli, anıtlarını parçalamalı ve aşeralarını kesmelisiniz.

14. Çünkü başka herhangi bir güce eğilmeyeceksin. Zira Tanrı’nın İsmi “Ödün Vermeyen”dir – ve O [gerçekten de] ödün vermeyen Tanrı’dır.

15. “Sakın Ülke’nin oturanları ile antlaşma yapma! [Aksi takdirde, onlar] Kendi tanrılarının peşi sıra çarpıkça davranıp tanrıları onuruna kesim yaptıklarında, [birisi] seni çağırır, sen de [sakınca görmeyip] onun kurbanından yersin.

16. Sonrasında oğullarını onun kızlarıyla evlendirirsin. Nihayet, onun kızları kendi tanrılarının peşi sıra çarpıkça davranırlar, senin oğullarını da tanrılarının ardından çarpıklığa sürüklerler!

17. “Kendine dökme put yapma!

18. “Matsa bayramını gözet. İlkbahar ayının belirlenmiş vaktinde yedi gün boyunca sana emrettiğim matsayı ye; çünkü Mısır’dan ilkbahar ayında çıkmıştın.

19. “Tüm rahim açanlar Benim’dir. Tüm sürülerinden sığır ve davarın [rahim] açanlarının erkeklerini [Bana] ayırmalısın.

20. [Rahim] Açan eşeği bir kuzu karşılığında kurtar. Eğer kurtarmazsan, onun boynunu vurmalısın. Tüm behor oğullarını da kurtarmalısın. “Huzurum’da boş elle görünmeyin.

21. “Altı gün çalış; ama Cumartesi günü işi bırak – tarla sürümü ve hasattan elini çek.

22. “Şavuot bayramını yılın ilk buğday hasadıyla, Hasat bayramını da yılın dönüm zamanında yap.

23. “Yılda üç kez, tüm erkeklerin, Efendi’nin – Yisrael’in Tanrısı Aşem’in – Huzuru’nda görünmelidir.

24. Çünkü önünden ulusları sürüp sınırlarını genişleteceğim. Yılda üç kez Tanrı’nın Aşem’in Huzuru’nda görünmek üzere çıktığında, kimse toprağını arzulamayacaktır.

25. “Hamets [halen] mevcutken, [Pesah-]korbanım’ı kesme. Pesah bayram korbanı, sabaha

[kalacak şekilde Mizbeah dışında] gecelememelidir.

26. “Toprağının ilk turfandalarını, Tanrın Aşem’in Evi’ne getir. “Eti, annesinin [sütü bile olsa,] sütle pişirme.”

27. Tanrı, Moşe’ye “Bu sözleri kendin için yaz” dedi. “Çünkü seninle ve Yisrael’le, bu sözler üzerine antlaşma yapıyorum.”

28. [Moşe] Orada, kırk gün ve kırk gece Tanrı ile kaldı; ekmek yemedi, su içmedi. [Tanrı] levhalar üzerine antlaşmanın şartlarını – On Emir’i – yazdı.

29. Moşe, Sinay dağından indiğinde – ki dağdan indiğinde iki Tanıklık Levhası Moşe’nin elindeydi ve Moşe [Tanrı] kendisiyle konuşurken yüz teninin parlaklık kazandığını bilmiyordu

30. Aaron ve tüm Bene-Yisrael, Moşe’yi gördü: Yüzünün teni ışık saçıyordu! Ona yaklaşmaktan çekindiler.

31. Fakat Moşe onlara seslenince, Aaron ve halkın tüm başkanları ona döndüler ve Moşe onlarla konuştu.

32. Sonrasında tüm Bene-Yisrael yaklaştılar ve [Moşe] onlara, Tanrı’nın kendisiyle konuşmuş olduğu şeylerin tümüyle ilgili talimat verdi.

33. Moşe onlarla konuşmayı tamamladıktan sonra, yüzüne bir maske taktı.

34. Moşe, Kendisi ile konuşmak üzere Tanrı’nın Huzuru’na geldiğinde, maskeyi [oradan] ayrılana kadar [yüzünden] çıkartırdı. Sonra çıkıp, kendisine emredilenleri Bene-Yisrael’e anlatırdı.

35. Bene-Yisrael Moşe’nin yüzünü – Moşe’nin yüz teninin ışık saçtığını görürlerdi. Moşe sonra, [Tanrı] ile konuşmak üzere [bir daha ki sefere Huzura] gelişine kadar maskeyi [yüzüne] geri yerleştirirdi.

PEREK 33

1. Tanrı, Moşe’ye konuştu: “Git; buradan, Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a ‘Soyuna vereceğim’ diyerek yemin etmiş olduğum ülkeye çık – sen ve Mısır Ülkesi’nden çıkarmış olduğun halk.

2. Önünden bir melek göndereceğim ve Kenaani, Emori, Hiti, Perizi, Hivi ve Yevusi’yi

[o ülkeden] süreceğim.

3. “[Halkı] Süt ve balın aktığı ülkeye [bu şekilde götüreceksin]; zira [Ben oraya] sizin aranızda çıkmayacağım. Çünkü sen [Yisrael], dik başlı bir halksın ve [içinde olursam] yolda seni tüketebilirim.”

4. Halk bu kötü haberi alınca mateme büründü ve artık kimse mücevherini takmadı.

5. Tanrı, Moşe’ye [şöyle] dedi: “Bene Yisrael’e söyle: Siz dik başlı bir halksınız! Aranızda çıkacak olsam, sizi bir anda tüketebilirim. Şimdi – öncelikle üzerinden mücevherini çıkar. Sonra sana ne yapacağımı bilirim.”

6. Böylece Bene-Yisrael, Horev dağından [beri taktıkları] mücevherlerinden mahrum bırakıldılar.

7. Moşe [kendine ait] çadırı alıp, kendisi için kampın dışında, kamptan uzakta dikti ve ona “Toplanma Çadırı” adını verdi. [Sonraları,] Tanrı’yı arayan herkes, kampın dışındaki Toplanma Çadırı’na çıkacaktı.

8. Moşe Çadır’a [gitmek üzere] çıktığında, tüm halk kalkar, her biri kendi çadırının girişinde dururdu ve Çadır’a girişine kadar, Moşe’nin arkasından bakarlardı.

9. Moşe Çadır’a girer girmez bir bulut sütunu alçalıp Çadır’ın girişinde dururdu ve [Tanrı] Moşe ile konuşurdu.

10. Tüm halk bulut sütununun Çadır’ın girişinde durduğunu gördüğü zaman, halkın tümü ayağa kalkar ve her biri kendi çadırının girişinde eğilirdi.

11. Tanrı, Moşe’ye yüz yüze konuşurdu – tıpkı kişinin, akranıyla konuştuğu gibi. Sonra [Moşe] kampa dönerdi; fakat hizmetkarı genç Yeoşua Bin Nun, Çadır’ın içinden ayrılmazdı.

12. Moşe Tanrı’ya “[Halimi] Gör” dedi. “Sen bana ‘Bu halkı [Erets-Yisrael’e] yükselt’ diyorsun. Ama Sen yanımda kimi göndereceğini bildirmiş bile değilsin. Oysa bana Bizzat

‘Seni isminle tanıyorum; üstelik Gözüm’de beğeni de kazandın’ demiştin.

13. “Şimdi – eğer gerçekten Gözün’de beğeni kazandıysam; lütfen bana Yolun’u bildir ki

Seni [kelimenin tam anlamıyla] tanıyabileyim ve bu sayede Gözün’de beğeni kazanmayı sürdürebileyim. Bu ulusun, Halkın olduğunu tasdik et!”

14. [Tanrı] Cevap verdi: “Yüzüm gidecek ve [böylece] sana [Bizzat] yol göstereceğim.”

15. [Moşe] Ona “Eğer Yüzün gitmezse, bizi buradan çıkarma!” dedi.

16. “Aksi takdirde Gözün’de beğeni kazandığım – benim ve Halkın’ın! – nasıl anlaşılacak? Bizimle gitmenle değil mi? [Böylece] Hem ben hem de Halkın, yeryüzü üzerindeki tüm halklardan farklı kılınmış olacağız!”

17. Tanrı, Moşe’ye “Söylediğin bu şeyi de yapacağım; çünkü Gözüm’de beğeni kazandın ve seni isminle tanıyorum” dedi.

18. “Yalvarıyorum Bana Görkemin’inin görüntüsünü ver!” dedi [Moşe].

19. “Ben tüm İyiliğim’i senin önünden geçirecek, önünde ‘Aşem’ İsmi ile sesleneceğim.

[Yine de; bil ki] Kime acımak istersem ona acır, kime merhamet etmek istersem ona merhamet ederim.”

20. [Tanrı sonra cevaben] “Yüzüm’ü göremezsin” dedi. “Çünkü insanoğlu Beni görüp de yaşamını sürdüremez”.

21. “İşte!” dedi Tanrı. “Yanımda bir yer var. Kayalığın üzerinde durabileceksin.

22. Ve Görkemim geçtiği sırada seni kayanın çatlağına yerleştireceğim ve geçişim tamamlanıncaya kadar Ayam’ı üzerine siper edeceğim.

23. Sonra Ayam’ı çekeceğim ve Arkam’ı göreceksin. Fakat Yüzüm görülmeyecektir.